İleri Düzey AI Overview Kartları Optimizasyonu Rehberi (Cosine, K-Means, Embedding) - Trafiğiniz Neden Düşecek?
Bu içerikte anlattığım yöntemler/taktikler tamamen deneyseldir. Kendi deneme yanılma tezlerimi içerir. Herkes için aynı sonuçları vermeyebilir. Bütün şeffaflığı ile kendi çalıştığım şirketteki sonuçları paylaşıyorum. Hiçbir filtre olmaksızın. Son 7 aydaki SEO maceramı da detaylı olarak anlatıyorum çünkü AIO kartlarına giden yolda yaşadıklarım bu sürecin/yöntemlerin şekillenmesine sebep oldu.
Yazının tamamında son 7 aydaki AIO maceramı detaylı bir şekilde anlatıyorum ancak okumak istemeyebilirsiniz, o yüzden doğrudan ilgili bilgiyi en başa koyuyorum ve dileyen okurlar, yazının tamamını okuyabilirler.
*Google’ın AI Overview kartlarının Türkiye’de ilk kez belirmesinin ardından bir paylaşım yaptım. (Benden önce de Bengü paylaşmış belirtmezsem olmaz, ancak paylaşımını hemen sonra gördüm.)*Değerli arama dünyası gazetecisi Barry Schwartz’a hemen sormak istedim, o da 20-21 Mayıs’taki Google I/O’yu işaret ederek, tüm dillerde açılabileceğini söyledi. Finlandiya’da, Hollanda’da da göründüğüne dair LinkedIn paylaşımlarını gördüm. Yani geliyor gelmekte olan.
AI Overview kartlarının nasıl çalıştığı ve elde ettiğim bulguları sizlerle paylaşmak isterim. Hepsi deneyseldir ve sadece deneme yapıp başarılı olduğum noktaları paylaşıyorum.
AI Overview İleri Düzey Optimizasyon Teknikleri:
-> İngilizce’de/Amerika’da ilk önce “how, when, where, which, what” gibi soru içeren cümlelerde çıkmaya başladı. Daha sonrasında ise bazı genel arama sorgularında da görülmeye başlandı. O yüzden Ahrefs veya Semrush kullanıyorsanız veya Google Search Console üzerinden custom bir RegEx ile “kimdir, nedir, nasıl yapılır” gibi arama soru öbeklerini filtrelerseniz potansiyel AIO sorgularını önden çekebilirsiniz. Samet’in burada güzel ve yalın bir anlatımla içeriği var, okuyunuz.
-> Arama sorgusu/içerik dengesinde cosine similarity 0.70 üzeri olduğunda ilgili arama sorgusunda ilk sayfada iseniz, içeriği güncelledikten sonra genelde 24-48 saatte AI Overview kartlarında görünür olma ihtimaliniz yüksek. Denedim, çoğunlukla çalıştı(mesela hedef arama “instagram hesabı nasıl dondurulur” olsun, içeriğinizin hepsini cosine similarity ile hedef arama sorgusuna göre analiz edin) **TAMAMEN DENEYSEL. Ama cosine dengesi ile oynarken diğer sıralama aldığınız sorgularda ise pozisyon kaybedebilirsiniz.**Denedim, bazı pozisyonları kaybettim. Ama eğlenceliydi, yalan yok. Türkçe’de aynı şekilde çalışır mı? Yorum yapamıyorum, denemek lazım.

Şu an İngilizce dilinde 40.sıraya kadar AIO’da yer alan web sitelerini de nadir de olsa görüyorum. Bu analiz için Cursor ile basit bir Python scripti yazdım. GitHub linki burada.Herhangi bir API ihtiyacınız yok,Bir Sentence Transformer kullanarak daha etkili sonuçlar elde edebilirsiniz, tezleriniz varsa uygulayabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan TÜRKÇE desteği olan bir model. Microsoft’un modelleri de çok iyi bu arada. HuggingFace arayüzü ve kullanımı bence daha basit, ben bu platformu kullanıyorum. https://huggingface.co/sentence-transformers
-> K-Mean Topic Clustering yaptığınızda içeriğinizi parçalara bölebilir ve semantik açıdan inceleyerek kendi kalite kontrolünüzü yapabilirsiniz. (Screaming Frog kullan, içeriği dışarı aktar) Ben bunun için Screaming Frog + embedding modellerini kullanıyorum ve kullandığım model Gemini’a ait, yani Google’a. En sevdiğim yanı ise 3072 dimension’a sahip olması. Piyasadaki en fazla dimension’a sahip olan, anlamı sonuç veren tool. Türkçe için desteği de var, mis. Claude’da embedding modeli henüz yok, OpenAI’dakileri ise kullanıyorum ama sık değil. Benim açık ara favorim: gemini-embedding-exp-03-07. Linki de burada.
-> Google Discovery Engine kullanarak, sadece kendi veya yönettiğiniz (Search Console erişim yetkiniz olmalı) web sitesi/web sitelerinde AI Overview kartları oluşturmanız mümkün. İlk paylaşımı burada yapmıştım, daha sonra blogumda yazdım. BrightonSEO’da da adım adım bunu anlattığım bir kısım mevcut, sunum linki burada tam olarak 22.sayfadan başlıyor, sadece ekranları takip etmeniz yeterli. Hangi arama sorgusunun hangi içeriği ve hatta paragrafı tetiklediğini test edebilirsiniz. **Burası da deneysel, Google’ın hangi Vertex AI modelini kullandığını veya Vertex AI kullanıp, kullanmadığını bilmiyoruz. Gemini 1.5 Flash vardı ilk zamanlar, daha sonra 2.5 sürüme kadar çıktı.**3.0 yoldadır.
AppSamurai, yani çalıştığım şirkette ettiğim sonuçları da buraya iliştireyim ve yorumlarımı paylaşayım.

Görebileceğiniz üzere Kasım ayında sıralama sayısı bir anda artmaya başladı. Denemeler yapıyorum. Detayları yazının uzun kısmında anlattım.
Aralık ayına girerken “oldu ya galiba bu iş” derken, HCU güncellemesi geldi ve AIO payımız tekrar düştü. Ocak ayında tekrar hareketlilik oldu, Mart ayında ise yine Kasım’ı yakaladık, appsamurai.com’un yer aldığı ve sonuç sayfalarında gösterilen toplam AIO sorgusuna karşılık %3 payımız vardı. Gördüğünüz gibi Nisan ayında tekrar düştü. Ama bu sefer de farklı bir şey oldu. Tüm bu süreçte tamamen user-intent odaklı gittiğim için People Also Ask gösterimlerimiz tavan yaptı. User-intent odaklı derken, kullanıcının bir sonraki arama sorgusunu modelleyip, tahmin etmek üzerine ilerliyordum, hala öyle gidiyorum.
İşte o görsel.

-> Peki bu güncelleme trafiğimizi sert vurursa tamamen buraya mı odaklanmalı? Bence asıl soru bu olmalı. Bence tam odak buraya yönelmek, yani AIO sorgusundaki payımız artırmak doğru değil. Optimize ettikçe ve kart gösterimleriniz arttıkça trafiğin artmadığını, düştüğünü birincil elden gözlemleyebileceksiniz. Aşağıda “rüyada at görmek” ile ilgili bir kart var. Rüyada at gören birisi, öğrenmek istediği bilgiyi buradan alıp tatmin olacaksa, arama yolculuğu devam etmeyecek. Dolayısı ile bu tarz içerikleriniz varsa kötü bir haberim var…

-> Peki nereye odaklanmalıyız? Bence AIO kart optimizasyonu çok eğlenceli ve çok veri işlemeniz gereken bir alan. Her SEO uzmanının bundan büyük keyif alacağını düşünüyorum. Kariyer açısından da ilerleme kat etmek çok zevkli olacaktır. Bence asıl odaklanmamız gereken alan “zero volume keywords” yani dıdısının da dıdısı. Hani şu Semrush ile Ahrefs’in aylık arama hacmini “SIFIR(0) gösterdiği aramalar. Pek çoğunu da gösteremiyor bu arada çünkü bu tarz araçlar, geçmiş veri birikdikçe bize bir veri sunabiliyorlar. Google Trends’te de bunu görebilmek mümkün değil. E nereye bakacağız? Bunun için şahanenin de ötesinde bir önerim var. “People Also Ask” kutuları. Bunların bir ara kaldırılması bile gündeme geldi. Ara ara kayboluyorlar, geliyorlar. Bu kutuları doğrudan spesifik konum bazlı inceleyebileceğiniz bir araç var: AlsoAsked. Aylık 15 dolardan başlıyor, ısrarla isteyiniz. Bir diğer araç ise tamamen yazılımcı odaklı: DataForSEO.

-> Kullanıcıların bir sonraki sorgularını tahmin edebilmek için bence LLM’ler de bunun için iyi bir kaynak. İçeriği ChatGPT’ye yapıştırıp, kullanıcının sorabileceği 20 potansiyel soruyu isteyin. Kullanıcı hikayesine göre de (user journey) sınıflamalar yapın. Google’ın BENCE şu an en iyi yaptığı iş bir sonraki aramayı/tatmin edecek içeriği doğru tahmin edip sizin karşınıza çıkarabilmesi. Hiçbirimiz ChatGPT’de SEO ile ilgili bir şey arıyorsak dümdüz “SEO” diye aratmıyoruz, soru soruyoruz, örnekler iletiyoruz, yazıyoruz da yazıyoruz. Bunun gibi düşünün, sizin, benim bile alışkanlıklarım değişiyor.
-> Haber siteleri gibi çok yoğun içerik oluşturulan/yayınlanan platformların artık Google Discover’a çok yoğun bir şekilde önem vermesi gerekiyor. Burası apayrı bir uzmanlık konusu. Zamanında tecrübe etme imkanım oldu. Bunun için de ücretsiz bir araç yayınladım. Buyrun linki.
-> İçeriğinizi farklı kanallara bölün. Ne yapın, ne edin ama YouTube bir ucunda olsun, TikTok olsun, Instagram Reels olsun. Google’da artık “Kısa Videolar” bölümü var.

-> Google’ın artık değiştiğini, daha teknik bir bilgi mimarisi modeline geçtiğini kabul edin. Ben kabul ettim. Bazen ne yaparsak yapalım olmayacak. Daha çok başarısız olalım ama **daha da çok teknik bilgi/vaka paylaşmayı ihmal etmeyelim.**Türkçe kaynak takip edemiyorum, okuyacak makale/konu bulamıyorum. Şu anda bambaşka bir teknoloji seviyesine ve kafasına geçebilmiş Yiğit Konur var, onun 2 yıl önce yayınladığı acayip ileriyi gören repo’ları var. Olur da bu yazı önüne düşer, abi ne olur sen de geri dön, biliyorum acayip projeler kovalıyor ve acayip çalışıyorsun ama sana ihtiyacımız var :) Twitter yayınlarına, space odalarına ve hatta yanlış hatırlamıyorsam Clubhouse yayınlarına ihtiyacımız var. Zeo’nun ekibine ise tekrardan teşekkürler, newsletter’ları sürekli takip ediyorum. Eksik var diyemem, fazlası var, yalan yok. Ama işte o da inbox’ta kalıyor.
Bütün isimleri tek tek yazamayacağım ama İlyas Teker, müthiş tecrübe. Serbay Arda Ayzit(Search ‘n Stuff sunumunu izledim abi), yoruma gerek var mı? Uğur Eskici, hem de eski yazılımcı, abi senden neler neler gelir.
Ve Ramazan Deniz Yörük… Okursan eğer bir selam çak. Oskay, sen de.
10 yılı geçtim bu sektörde, hala oldum diyemiyorum, öğrenmenin sonu yok, sizlerden açık ve net bir şekilde yüzsüz gibi talep ediyorum, tecrübelerinizi okumak istiyorum. Eğer kaçırdığım bilgiler varsa hata benim, beni uyarabilirsiniz.
Güncelde isebir tek Mert abi akışıma düşüyor. Onu yalnız bırakmayın. Eğer bu tarz paylaşımlar yapıyorsanız ama ben görmemişsem de bu kesinlikle benim hatamdır. Bana yazarsanız ilk fırsatta buraya eklerim ve sizi de takip etmeyi canı gönülden isterim. Sürekli İngilizce okumak da bir yere kadar. Kendisi ile yüz yüze henüz tanışma fırsatım olmasa da Batuhan Durmaz’ın güzel bir YouTube kanalı ve harika konuları var. Takip ediniz. Yine aynı şekilde, inanılmaz büyüklükte bir veriyi yöneten Eyüp kardeşimi de buraya etiketleyeyim, takip ediniz.

Özet kısmı bitmiştir, buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Asıl uzun içerik burada başlıyor.
Tabii herşey Google’ın yeni bir arama özelliğini sonuç sayfalarına dahil edeceğini Mayıs 2024’te duyurmasıyla başladı. İlk önce test edildi, pek çok yenilik ve deneme yapıldı. Şimdi de tüm dillerde yayına girmesi bekleniyor. Bu tamamen yeni bir şey değildi ve SearchGPT, Perplexity’nin Google’ı biraz da ittirmesi ile oldu diye düşünüyorum. SparkToro’nun paylaşımına göre ChatGPT’nin gönderdiği trafik oranı hala çok komik rakamlar ancak kullanıcı deneyimini değiştirebilecek kadar “disruptive” bir ürün sunmayı başardılar.

Mayıs 2024’ün ardından SearchGPT Ekim 2024’te kullanıma açıldı. İşler tam bu noktadan itibaren karışmaya başladı çünkü Amerika’da yapay zeka özet kartları daha sık görülmeye başladı. (İlk adı Search Generative Experience idi) Aşağıda Reddit için aylık AIO sıralama gelişimini paylaşıyorum.

Buyrun bu da Semrush linki. Gördüğünüz üzere bu alan/özellik daha çok yeni, “Reddit” bile Mart 2025’te gösterimini artırmaya başlamış. Ki artırmak için fazla bir efor sarf etmesine de gerek yok.
Şimdi buraya kadar çok iyi, çok güzel, veriler de var ama AIO için neden bu içeriği oluşturuyorum? Cevabını hemen aşağıda veriyorum.
Growth Marketing Manager olarak yaklaşık 5 yıldır AppSamurai’da çalışıyorum. SEO ile başladığım kariyer yolculuğumda şu an daha dönüşüm odaklı çalışıyorum, o yüzden e-posta pazarlamasından, CRM yönetimine, kullanıcıların site içi yolculuklarına, Google Tag Manager, web sitesi düzenlemeye kadar pek çok veri noktası ile ilgileniyorum. Biz AppSamurai’da Tier 1 dediğimiz, sosyoekonomik dengesi daha yüksek olan ülkeleri hedefliyoruz. Benim de hala en iyi bildiğim alan SEO olduğundan dolayı bu konu doğrudan ilgilendiriyordu. Çünkü Similarweb gibi kaynaklara bakarsanız AppSamurai’ın organik kanalının en güçlü kanal olduğunu görebilirsiniz.
Dolayısı ile AI Overview bizim için yeni bir alan olarak karşımıza ilk kez Mayıs 2024’te çıktı.
Aynı ay içinde üzerine inanılmaz yazılıp çizilen ve hiç kimsenin trafiğini 3’e 4’e hatta 5’e katladığını duymadığım Google algoritma sızıntısı gerçekleşti(bende de böyle bir sonuç yok bu arada, BrightonSEO’da da sahnede sordum, kimse el kaldırmadı). Yılın üçüncü çeyreğinin ardından ise SearchGPT sonrası, tıpkı Reddit’te olduğu gibi AIO kartlarının olduğu sonuç sayfası birden artmaya başladı. Mart 2025 sonrası ise “patladı”
Benim özellikle AIO için çalışmaya başlamam Kasım 2024’ü buldu. Çünkü hala geleceği belirsiz bir arama özelliği, ne kadar değişik bir şey olabilir ki diye düşünürken olanlar oldu dostlar. Bir anda Search Console’da gösterimlerin arttığı ve tıklamaların düştüğü bir döneme giriverdik. Bir de üzerine cookie’ler için zorunlu banner’lar, Google Analytics’in “isteğe bağlı” yüklenmesi, Avrupa Birliği uyumu derken trafik takibi alt üst oldu. Bayağı bir anda oldu hepsi.
Title güncelle, Meta Description güncelle, eski içerikleri güncelle, schema tag’leri düzenle/zenginleştir, iç linklerle oyna, kullanıcı yolculuğunu bir takip et derken bir süre AIO için çalışır gibi oldu ama bu bir topu yüksekten yere attığınızda önce attığınız yere yakın zıplar ve sonra hiçbir zaman o yüksekliği yakalayamaz ya, onun gibi bir şey oldu.

Kasım ayı böyle geçerken tıklamaların fazla olduğu içerik gruplarından gelen trafik aniden düşmeye başladı. Hadiiiii %20 içerdeyiz, “bir şeyler” lazım.
İşte o “bir şeyler” nedir acaba derken yapay zeka ile çok daha fazla içli dışlı olmaya başladım. Bana daha önce çok “süslü” gelen terimlerin daha önemli olduğunu gördüm. Bu aynı zamanda LLM’ler için de geçerliydi. Google, yapay zeka kartlarında standart, geleneksel ve bir o kadar da karmaşık algoritmasını daha sofistike hale getirip “başka şeyler” deniyordu.
O kelimeleri buraya bırakayım; vector search, embeddings, reducing dimensions, RAG, MUM, context window, prompt engineering, semantic relevance, multimodal, query understanding, graph traversal, decision trees, contrastive learning. Hepsinin sonuna SEO ekleyip Google’da aratabilirsiniz. Hepsiyle ilgili birkaç yıl önce yazılmış içerikler mevcut. Yani baktığım bu konular yeni şeyler değil. Hemen bazı linkleri de bırakayım. iPullRank, iPullRank 2, Moz, SearchEngineLand, Google Cloud, SearchEngineLand 2, SearchEngineLand 3, dev.to diye uzar gider.
Bir yandan yeni kaynakları okuyup anlamaya ve sindirmeye çalışırken VE 2024 Kasım’da yeni bir yol veya yollar bulmaya çalışırken, AIO için yaptığım bazı denemelerde LLM’lere de derinlemesine girme şansım oldu. Elde ettiğim veriler ve çalışma yöntemlerini de neden bir konferansta sunmayayım ki dedim ve cesareti toplayıp BrightonSEO’ya yazdım.
Konuşmacı adayı olarak yaptığım başvuru beğenildi ve davet aldım. Bu tabii ki mutluluk verici bir an oldu benim için. Konuşma tepkileri de gayet güzel oldu. -Bu kısma da farklı bir içerikte değinmeyi planlıyorum-
Google’ın yeni döneminde bir içeriğin görünürlüğü, sadece ne yazdığınla değil nasıl temsil edildiğiyle, hangi vektör uzayında(vector space) yer aldığıyla da doğrudan bağlantılı.
Bir yazı, sadece yazı değil; artık anlam vektörleriyle ölçülen, diğer içeriklerle olan mesafesiyle sıralanan, arama sorgusuyla olan semantik örtüşme ve otoriterlik, EEAT koşullarına mı diyeyim, skoru mu diyeyim, artık her neyse ona göre puanlanan bir yapıya dönüştü. Mark Williams-Cook’un bu konuda Mayıs 2024’ten farklı olarak algoritma açığı/sızıntısı keşfedip yayınladığı ve hatta Google’ın ödül verdiği bir keşfi de oldu. (Bu sunum efsane)
Google, kendi sofistike ve gerçek zamanlı algoritması ile bu alanın bence tek lideri, sadece herhangi içeriği değil, sayfanın, sitenin tümünü bir vector uzayında, tıpkı bir insan gibi anlıyor. Bu kısmı da yazının ilerleyen bölümünde açacağım.
İşte bu yüzden artık şunları soruyorum:
- Bu sitenin embedding’i ne söylüyor? (t-SNE 3D, UMAP) // Dan Petrovic’in çok iyi bir siteFocusScore tool’u var, ücretsiz.
- Bu içeriğin embedding’i ne söylüyor? GitHub’da ücretsiz bir araç yayınladım, ikincisi de yolda.
- Sitenin ve hatta sayfanın/sayfaların ne kadar Chrome ziyaret verisi var? Sıralama takip araçları artık gerçek sonucu veremiyor. Kişiselleştirilmiş sonuçlar ortalamaları ise kırılım/detay olmaksızın. // GA4’e bak.
- Hedef aramalar başka hangi sorgularla örtüşüyor?
- Anahtar kelime araştırması öldü, yaşasın yeni kral kullanıcı/arama niyeti (user-intent). Peki user-intent için CSV export’tan farklı ne yapıyorum? Bir sonraki arama yolculuğunu tahmin edebiliyor muyum? User intent zaman içinde nasıl değişiyor?
- İlgili dokümanlara erişmek için RAG yapısı nasıl kurulur? // RAG da eskimeye başladı, herkes vector search’e dönüyor, orası da ayrı konu. Bence burası artık tamamen zevk işi ve opsiyonel.
- Arama motoru bu içeriği nereye konumlayabilir?
- BigQuery export ile Search Console’un 1000(bin) ile limitlediği, sadece bana top 1000’i veren, ancak AppSamurai’da BigQuery ile Search Console’u bağladığımda gördüğüm 100 binden fazla arama sorgusu, impression ve ortalama konumlar bana ne söylüyor?
Ben bunları sorarken ajanslara/freelance çalışan arkadaşlara gelen müşteri soruları için ise durum şu şekilde;
- Neden sıralama alamıyorum, sizinle çalışalım mı? Rapor hazırlar mısınız?
- Index alamıyorum
- Sitemde sorun var ama nedir bulamıyorum, (cambaza bak der gibi) kesin ip var, ChatGPT’ye sordum o da olmadı (Türkçe kaynakların hepsini taramış)
- Bu içeriğim kaliteli(müşterinin gözünden), backlink de aldım ama yine de olmadı, neden?
- Neyi farklı yapacaksınız?
- Cirom artmıyor, neden?
Bugün geldiğim noktada, SEO’yu sadece sıralama algoritması değil, bilgi erişim mimarisi olarak görüyorum. Her içerik, veri kümesinin bir parçası. Ve her parça, doğru modellenirse, arama sonuçlarının üst sıralarında yerini alabilir.
Bu kısım bence en eğlenceli kısım, çünkü bildiğimiz, endüstri standardı haline gelmiş bir SEO yaklaşımında SEO uzmanları olarak şunları “yapıyoruz”.
- Meta tag’leri en çok arananlara göre güncellemek,
- İçeriğin neye göre kaliteli olup olmadığına sadece ilk sayfadaki içeriklere veya algoritma güncellemesinde çıkanlara/düşenlere göre karar vermek,
- Site içi linkleri sadece hedef sayfalar için yapmak,
- Temel schema.org etiketlerini uygulamak,
- Sayfa açılış hızını süperin ötesine çıkarmaya çalışmak
- Ahrefs, Semrush’tan veya Screaming Frog’dan bi crawl raporunu alıp eksik sayılarına bakmak,
- Teknik SEO’daki eksikleri tamamlayıp skorları 100’e yaklaştırmak,
- Yine rakiplerin en çok trafik alan sayfalarının, anahtar kelimelerinin CSV veya Drive exportunu alıp, şu içerikler eksik diyip, içerikleri AI’a yazdırmak ve index sayısını artırmak,
- Yine AI’a tanıtım yazılarını yazdırıp, linklemeleri anahtar kelimelerden yapıp aylara yaymak
- Bu kelime çok rekabetli, 12-15 ayda anca ilk sayfaya geliriz demek.
Bu adımların hepsi hala çalışıyor. Rekabet her gün artarken aldığımız trafik payı ise düşüyor. Herkes bu tam da bu adımlardan büyük çıktılar peşinde. Ama bir yere kadar götürse de ileri gitmiyor. Çünkü -gördüğüm kadarı ile- herkes aynı şeyi yapıp farklı sonuç bekliyor.
Aslına bakarsanız bu yollar, BENCE, pek çok ajans müşterisi için yeterli. Bir sonraki adıma geçmek, daha derinlemesine bakmak gerekli mi? Bu sorunun cevabı BENCE tartışılır. Her müşteri temelde aynı şeyi istiyor, trafik ve onun sağladığı getiri. Müşterilerin de bir hedefi var, o hedef bir kere tutarsa çoğu zaman yeterli oluyor ve sizinle çalışmayı da bırakmayı kolay kolay düşünmüyor. Düşünüyorsa da daha aynı hizmeti daha ucuza arıyor, bulduğunda gidiyor ve bir süre sonra tekrar geliyor.
Bu ajans-müşteri ilişkilerinin ticari tarafı ve o tarafı yönetebilmek ayrı bir ustalık işi. Bir SEO uzmanı olarak “yeni bir şeyi” müşteriye veya ekibe büyük bir heyecanla sunarken, aynı heyecanı karşı tarafta görmediğinizde moraliniz bozulabilir, hevesiniz kaçabilir. Bu sebeple en başta “yeterli” ifadesini kullandım. Bazen çizginin dışına çıkmanız gerekmeyebilir. İnanılmaz bir ustalıkla bir müşteriyi aylık sıfır trafikten 2 milyona taşımış olabilirsiniz. Ancak 2 milyon organik trafikte, müşteri o eforu karşılayabiliyor mu, orası da bambaşka bir konuya dönüşüyor. Siz görevinizi fazlasıyla yaptınız, müşteriniz/partneriniz yapabildi mi veya yapabilecek mi?
SONUÇ/YORUMLARIM
Tüm bu sebeplerle artık SEO uzmanları olarak -bence- her ay ne kadar veri işleyebiliyoruz, ne kadar büyüklükte bir veriye erişimimiz var gibi sorulara odaklanmamız gerekiyor. İşin ne kadar tekniğine girebiliyoruz konusu her zaman önemli olmuştur. Eğer SEO kariyerinize yeni başladıysanız da çok şanslısınız, daha çok veriye ulaşabileceğiniz bir dönemdesiniz. Yapay zekaya daha çok önem vermelisiniz. Kendinizi daha çok geliştirmeye odaklanın. Biliyorum, bahsettiğim bazı araç/modeller Dolar ile fiyatlanıyor. Her zaman erişim imkanınız olmayabilir ama her zaman da bir yol bulabilirsiniz, talep edebilirsiniz.
Ek olarak bu içerikte bahsettiğim “şunları yaptım, şöyle konuştum, sundum” gibi kısımlara lütfen üstten bakıyormuşum gibi algılamayın. En iyisiyim veya oldum artık gibi bir iddiam yok, hiçbir zaman da olmadı. Her zaman rafine bilginin peşindeyim. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanıyorum. Herkesin kendisine özel, geliştirdiği bir metot/taktik vardır, onlardan tabii ki bahsetmiyorum, ancak paylaşmanın gücüne inanın.
İngilizce kaynaklar hiç olmadığı kadar teknik olmaya başladı. Hala çok fazla eleme yapmak gerekiyor ama şu isimleri ısrarla takip ediniz. Dan Petrovic, Mike Williams-Cook, Wil Reynolds, Rand Fishkin, Lily Ray, Glenn Gabe, Barry Schwartz, Mike King, Aleyda Solis, Brodie Clark, Jack Chambers-Ward, Kevin Indig, Dixon James. Hatta ara ara soru sormanızı da tavsiye ederim.
Bu sebeple bu uzun yazımı bitirirken, sizleri de daha fazla yormamak adına buraya kadar okuduysanız teşekkürlerimi iletiyorum.
-Bu yıl Antalya’da Ekim ayında düzenlenecek olan Search ‘n Stuff etkinliği için de bir hatırlatma bırakayım. Eğer son dakika bir değişiklik olmazsa orada olacağım. Harika bir kadro var, yine.-
Sizlerden bir şeyler öğrenmeyi çok isterim, X’te ve LinkedIn’de beklerim.
Get new research on AI search, SEO experiments, and LLM visibility delivered to your inbox.
Powered by Substack · No spam · Unsubscribe anytime